Türkçe Ailesi

  1. Anasayfa
  2. Alfabetik Deyimler Sözlüğü

Alfabetik Deyimler Sözlüğü

Ahmet Fatih ERDEM Ahmet Fatih ERDEM -
39293 0

Kenara Çek Deyimler Burada Sözlüğü

Büyük Türkçe Ailesi Deyim Çalışmaları



Deyimler Sözlüğü

Tümü | En yeniler | # A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z
Kategori içerisinde 49 kelime var.
F
Faka basmak :
Güç duruma düşmek .
Faka basmak:
Tuzağa düşmek, aldatılmak.
Falcı değilim ya :
Ben olacağı bilemem anlamında .
Falso vermek:
Açık vermek veya kusurlu bir durumu olmak, kusuru açığa çıkmak.
Fare düşse başı yarılır :
Bir yerin yoksulluğunu anlatmak için kullanılır.
Fareler cirit oynamak:
Bir yer ıssız olmak, kimseler bulunmamak.
Farfara :
Ağzında sır tutamayan kimse .
Farkına varmak:
Gözüne çarpmak, orada bulunduğunu anlamak, fark etmek.
Fasulye gibi kendini nimetten saymak :
Kendine olduğundan fazla değer vermek .
Felce uğramak:
1. Bir işin tamamen bozulması, durup ilerleyemez olması. 2. Hastalık sebebiyle organlarının bir kısmı çalışamaz duruma gelmek, kötürüm olmak.
Feleğin çemberinden geçmek:
Hayatta çok günler görmüş, acı tatlı olaylar yaşayıp tecrübe kazanmış, olgunlaşmış.
Feleğin çemberinden geçmiş :
Tecrübeli,bilmiş .
Felekten bir gün çalmak :
Eğlenceli bir gün geçirmek.
Fellik fellik aramak:
Telâşla, hemen her köşeye bakarak heyecanla aramak.
Felsefe yapmak:
Olayların sebep ve sonuçları üzerine kendince birtakım soyut düşünceler ileri sürmek.
Fena etmek:
Kötü duruma düşürmek, işini bozmak, zor durumda bırakmak, dövmek.
Fener alayı:
Bayram gecelerinde kalabalık halk topluluklarının, ellerinde fener veya meşalelerle şehri dolaşarak yaptıkları gösteri.
Feragat sahibi:
Gönlü tok, özveri gösterebilen, fedakârlık yapabilen.
Ferman dinlememek:
Kural, yasa, söz dinlememek; hiçbir yerden buyruk almamak.
Fermanlı deli:
Deli olduğu herkesçe bilinen, zır deli.
Ferteği çekmek :
Kaçmak.
Fesat kumkuması :
Hep kötülük düşünen kimse.
Fesat kumkuması:
Tamamiyle kötülük düşünen, insanları birbirine düşürecek işler yapan, ortalığı karıştıran.
Fikir almak:
Birinin düşüncesinden yararlanmak.
Fikir vermek:
1. Bir konuda düşüncesini bildirmek. 2. Bir konuda yol gösterici bilgi edinmek.
Fikir yürütmek:
Bir konu üzerinde kendi düşüncesini söylemek, tahminlerde bulunmak.
Fincancı katırlarını ürkütmek :
Kötü niyetli kişileri ürkütecek hareketlerde bulunmak .
Fink atmak:
Hiçbir şeye aldırmadan gönlünce gezip eğlenmek, şurada burada oynayıp zıplamak.
Fiskos etmek:
Birilerinin bulunduğu bir yerde birkaç kişi gizlice ve alçak sesle konuşmak.
Fitil almak :
Öfkeyle parlamak.
Fitne sokmak:
İnsanları birbirine düşürecek, aralarını bozacak davranışta bulunmak, sözler sarf etmek.
Fiyat biçmek:
Bir şeyin değerini belirlemek, para karşılığını tespit etmek.
Fiyat kırmak:
Fiyatı birilerinin verdiğinden az vermek, fiyatı düşürmek.
Fiyatı dondurmak:
Fiyatın yükselmesini önlemek, fiyatların olduğu gibi kalmasını sağlamak.
Fıldır fıldır aramak :
Israrla ve telaşla aramak .
Fırıldak çevirmek:
Düzen kurmak, hileli iş görmek.
Fırın süpürgesi :
Zayıf,uzun boylu kimse .
Fırsat düşkünü:
Çıkar sağlamak, kötülük yapmak için fırsat kollayan kimse.
Fol yok yumurta yok :
Herhangi bir sebep veya ilişki bulunmaması .
Fol yok yumurta yok:
Ortada (bir konu ile ilgili) hiçbir belirti olmadığı hâlde varmış gibi bir kuşkuya düşmek.
Fondip yapmak:
İçeceği bir dikişte, bir solukta içmek.
Fora etmek:
Açmak, çözmek.
Formül bulmak:
Bir çözüm, işi çözümleyecek çıkar yol bulmak.
Forsu kalmamak:
Sözü geçmez olmak; bir konuda saygınlığı, gücü kalmamak.
Forsu kırılmak :
İtibar ve onuru sarsılmak .
Foyası meydana çıkmak:
Yalanı, dolanı, hilesi, kötü niteliği, kusuru ortaya çıkmak.
Fukara babası :
Fakirleri kollayan kimse.
Funda demir etmek:
Demir atma komutu vermek.
Fütur getirmek :
Umutsuzluğa ve çaresizliğe düşmek.